Gizem Özcan’dan Sağlık Bakanı’na Soru Önergesi: Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Tahtakurusu İstilası İddiası

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde (Muğla EAH) hasta odalarında görüldüğü belirtilen ve uzun süredir devam ettiği iddia edilen tahtakurusu istilasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.

Özcan, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, söz konusu durumun yalnızca bir hijyen problemi olmadığını; hasta sağlığını, sağlık çalışanlarını ve toplum sağlığını doğrudan tehdit eden ciddi bir kamu sağlığı sorunu haline geldiğini vurguladı.

Önergede, istilanın kaynağının Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen tefriş malzemeleri olabileceğine dair tespitlere dikkat çekildi. Özellikle hasta yatakları ile duvar ünitelerinde bulunan ahşap aksamların, tahtakurularının yayılımı için elverişli bir zemin oluşturduğu belirtilirken, bugüne kadar uygulanan ilaçlama ve servis kapatma gibi geçici önlemlerin sorunu kalıcı şekilde çözmediği ifade edildi.

Muğla EAH’de halihazırda yatış ve ameliyatlar için uzun bekleme süreleri yaşandığını, acil servislerde yatak bulunmasında ciddi sıkıntılar olduğunu hatırlatan Özcan, tahtakurusu istilası nedeniyle servislerin kısmen ya da tamamen hizmet dışı kalmasının bu yapısal sorunu daha da derinleştirdiğini kaydetti. Hastaların başka bir seçenekleri olmadığı için risklere rağmen aylar süren beklemelere razı olmak zorunda kaldığına dikkat çekti.

“Söz Konusu Olan Toplum Sağlığıdır”

Özcan’ın önergesinde, hastaneden hizmet alan hasta ve refakatçiler aracılığıyla tahtakurularının evlere ya da Muğla EAH’nin yükünü paylaşan Yatağan Devlet Hastanesi ve Menteşe Devlet Hastanesi gibi çevre sağlık kuruluşlarına taşındığı yönündeki iddialara da yer verildi. Bu durumun bireysel hasta sağlığının ötesinde, toplum sağlığı açısından ciddi bir yayılım riski taşıdığına işaret edildi.

Sağlık çalışanlarının ve ailelerinin de süreçten olumsuz etkilendiğini belirten Özcan, güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamının ortadan kalkmasının sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini vurguladı. Yaşananların idari ihmallerle ya da geçici çözümlerle geçiştirilemeyeceğini ifade eden Özcan, kaynağa yönelik, bilimsel ve planlı bir mücadele yürütülmesi gerektiğini dile getirdi.

“Net Bir Eylem Planı Var mı?”

Gizem Özcan, verdiği soru önergesiyle Sağlık Bakanlığı’ndan; istilanın ne zaman bildirildiği, bugüne kadar hangi işlemlerin yapıldığı, sorunun kaynağı olduğu iddia edilen malzemelerin hangi firmalardan ve hangi ihale usulüyle temin edildiği, kaç servisin hizmet dışı kaldığı, sağlık hizmetlerinde yaşanan aksamanın boyutu ile kalıcı çözüm için bir eylem planı bulunup bulunmadığına dair net ve somut yanıtlar talep etti.

Caner Oğur